mTOR Nedir | Nasıl Engellenir ?

mTOR aktivitesi yaşam süresi farklılıkları, kanser, otoimmün hastalıklar, akne, yaşlanma, obezite, diyabet ve otizm gibi birçok hastalık ile ilişkilendirilmiştir. mTOR hakkında daha fazla bilgi edinmek için bu makaleyi okumaya devam edin.

mTOR Nedir?

mTOR, besinlerden, büyüme faktörlerinden ve hücresel enerji durumundan gelen sinyallere yanıt veren ve buna bağlı olarak hücre büyümesini ve çoğalmasını (protein sentezini düzenleyerek) kontrol eden bir proteindir.

Daha basit bir dil kullanmak gerekirse,

mTOR vücudumuzun enerji durumuna göre hücre büyümesini ve çoğalmasını kontrol eder. Örneğin eğer çok fazla yemek yer ve fazla kalori alırsak, mTOR bunu algılar ve hücrelerimize çalışma kapasitelerini ve ATP (enerji) üretimini artırmaları için sinyal verir. Bu durumda hücreler daha hızlı bölünür ve çoğalır.

Düşük kalorili beslenmek veya oruç tutmak gibi açlık durumlarında ise mTOR aktivitesi azalır.

mTOR aktivitesinin iyi veya kötü olarak yorumlamamak gerektiğini anlayabilmek önemlidir. mTOR genel olarak performansı artıran bir proteindir.

mTOR aktivasyonu, daha fazla kas [ 2 ] kütlesi kazanmamıza ve IGF-1 gibi çeşitli hormonları artırmamıza [ 1 ] olanak tanır.

Bununlar birlikte mTOR’un aşırı aktivasyonu kanser, otoimmün hastalıklar, akne, yaşlanma, obezite, diyabet ve otizm gibi birçok farklı insan hastalığında da rol alır.

Neden Kötü ?

mTOR, C1 ve C2 olmak üzere iki fonksiyonel kompleks oluşturur. Konu sağlık ve hastalık olduğunda C1 kompleksinin genellikle daha önemli olduğu kabul edilir.

Artan mTOR aktivitesi (HIF)-1α yolu ile Th1 – Th17 üretimini teşvik ederek hem bağırsak iltihabı hemde otoimmün hastalık riskini ciddi anlamda artırır.

T hücreleri (CD4 ve CD8 ) uyarıldığında hızla çoğalırlar [ 14 ].

T Hücrelerinin hızlı üretimi enerji gerektirir . mTOR’un aktivasyonu, T Hücrelerinin enerji alma biçimlerini değiştirerek hızla genişlemesine olanak tanır . Enerjiyi mitokondriden (oksidatif fosforilasyon yoluyla) almak yerine, öncelikle glikozun parçalanmasından alırlar [ 14 ].

İşte bu süreci engellemeyi başarırsanız, T hücrelerinizin hızla genişleyip patojenlerle savaşmak için gerekenlere sahip olmadıklarını fark ederler. Bunun yerine bağışıklık sistemini sakinleştiren Treg hücrelerine dönüşürler14 ].

mTOR’un kötü ünü sadece otoimmün hastalıklar ile sınırlı değildir. Yapılan araştırmalar mTOR’un (HIF)-1α yolu ile var olan damarlardan yeni kan damarlarını oluşturduğu ve tümörlerin büyümesine yardımcı olan bir süreç olan anjiyogenezi artırdığını bulmuş7 ].

Bununla birlikte zaten mTOR inhibitörleri aktif olarak kanser tedavisinde kullanılmaktalar.

Yapılan birçok araştırma özellikle mTORC1 kompleksinin birçok insan hastalığında merkezi bir rol oynadığını gösteriyor.

Fareler üzerinde yapılan çalışmalar mTORU engellemenin farelerin ömrünü yüzde 9-14 arasında artırdığını gösteriyor. [ 80 ]

mTOR Aktivasyonu İle İlişkili Hastalıklar

Aşağıdaki rahatsızlıklar genellikle mTOR’un aşırı aktivasyonu ile ilişkilidir, lakin bu cümleden aşağıdaki hastalıklara sahip olan herkesin aşırı aktif bir mTOR aktivasyonuna sahip olduğu gibi bir anlam çıkarmamalısınız. Birçok farklı çevresel ve genetik faktör bu durumu etkileyebilir.

  • Yaşlanma [ 15 ]
  • Kanser [ 16 , 17 ]
  • Otoimmün hastalıklar (neredeyse hepsi) [ 78 , 79 ]
  • Akne [ 76 , 77 ]
  • Depresyon [ 18 ]
  • Diyabet [ 9 ]
  • Obezite [ 9 ]
  • Alzheimer [ 9 ] 
  • Makula dejenerasyonu [ 9 ]
  • Böbrek hastalığı [ 9 ]
  • Epilepsi [ 9 ]
  • Otizm  [ 9 , 19 ]
  • Kronik ağrı [ 9 ]
  • SLE [ 20 ]

mTOR Nasıl Engellenir ?

mTOR inhibitörleri genel olarak transplant reddini önlemek için organ naklinde veya immün baskılayıcı olarak kanser tedavisinde kullanılmaktadır. Başlıca mTOR inhibitörleri şunlardır;

  • Takrolimus (Prograf, Advagraf)
  • Sirolimus (Rapamasin)
  • Temsirolimus (Torisel)
  • Everolimus (Afinitor, Zortress)

Çeşitli bilimsel araştırmalarda aşağıdaki yötemlerinde mTOR yolunu inhibe ettiği bulundu. Lakin bu araştırmalar çoğunlukla hücrelerde yapıldı. Bu yöntemleri sağlık uzmanınıza danışmadan kesinlikle denememelisiniz.

  • Protein kısıtlaması [ 21 , 22 ]
  • Düşük Kalorili Beslenmek23 ]
  • Ketojenik Diyetler [ 24 ]
  • Akdeniz Diyeti [ 67 , 68 ]
  • Aralıklı Oruç 23 ]
  • Egzersiz (karaciğerde ve yağ hücrelerinde mTOR’u inhibe eder, ancak beyinde, kasta ve kalpte aktive eder ) [ 70 , 71 ]
  • Kortizol / Glukokortikoidler [ 5 ]
  • Metformin [ 27 ]
  • Myo-Inositol [ 69 ]
  • N-ACETYL CYSTEINE [ 28 ]
  • Resveratrol [ 29 ]
  • Aspirin [ 30 ]
  • Çörek Otu Yağı [ 65 , 66 ]
  • Omega-3 [ 31 ]
  • Sızma Zeytinyağı [ 32 ]
  • Oleuropein (Zeytin yaprağı ekstresi) [ 64 ]
  • EGCG/ Çay [ 33 , 1, 34 ]
  • Kurkumin [ 35 , 1, 36 ]
  • Zencefil [ 74 ]
  • R- Lipoik Asit [ 37 ]
  • Kafein [ 38 , 39 , 1 ]
  • Fisetin (yağ hücrelerinde) [ 40 ]
  • Apigenin [ 41 ]
  • Kuersetin [ 42 ]
  • Genistein 1 ]
  • Ursolik asit (elma, yaban mersini, kızılcık, mürver çiçeği, nane, lavanta, kekik, kekik, alıç, kuru erik gibi birçok bitkide bulunur) [ 43 ]
  • Brokoli Filizi [ 72 ]
  • Emodin ( Aloe Vera’da bulunur ) [ 44 ]
  • Andrographis / Andrographolide 45 ]
  • Kordiseps [ 73 ]
  • Nar / Ellagik asit46 ]
  • Reishi 47 ]
  • Devedikeni / Silymarin [ 48 ]
  • Oleanolik asit49 ]
  • Antosiyaninler/ Üzüm Çekirdeği Ekstresi [ 50 ]
  • Astragalus 51 ]
  • Plumbagin(siyah ceviz kabuğunda bulunur) [ 55 ]
  • Glukagon (pankreasınızda üretilen bir hormon) [ 56 ]

Bu bilgilere ek olarak AMPK aktivasyonu da mTOR’un azalmasını sağlar. Bu oldukça önemli bir bilgidir çünkü mTOR’un aksine AMPK aktivitesi çok daha basit yollar ve ucuz maliyet ile ölçülebilir. [ 6 ]

mTOR Aktivatörleri

Daha aktif bir mTOR’a sahip olmamızın en önemli sebebi çok fazla yemek yememiz ve gereğinden fazla kalori almamızdan kaynaklanır.

Bununla birlikte çeşitli amino asitler, insülin hormonu ve Testosteron da mTOR’un önemli aktivatörlerindendir [ 57 , 58 ].

  • Proteinler , özellikle lösin açısından zenginse
  • Aşırı kalori
  • Aşırı karbonhidrat
  • Egzersiz (beyinde, kaslarda ve kalpte, ancak karaciğerde ve yağ hücrelerinde bloke eder) [ 70 , 71 ]
  • Oreksin [ 59 ]
  • IGF-1 [ 3 ]
  • İnsülin
  • Testosteron [ 58 ]
  • Ghrelin (hipotalamusta) [ 6 ]
  • Leptin (hipotalamusta) [ 60 ]
  • Tiroid hormonu (hipotalamusta) [ 61 ]
  • Oksijen
  • Ketamin (beyinde antidepresan etki üretir ) [ 75 ]
  • IL-6 (kaslarda ve yağda) [ 63 ]

Sonuç Olarak

Hayatımızın belirli dönemlerinde daha aktif bir mTOR kompleksi isterken bazı dönemlerde ise çeşitli hastalık risklerini azaltmak için daha düşük mTOR seviyelerini hedeflemeliyiz.

Özellikle benim gibi otoimmün hastalıklar ile boğuşuyor ve de iltihaplanma problemleri yaşıyorsanız, aşırı aktif bir mTOR’unuz olabilir. Bu gibi durumlarda aralıklı olarak mTOR’u engellemek bağışıklık sisteminizi sakinleştirir, ömrü uzatır, ve otofaji yolu ile vücudunuzun kendi kendini yenilemesine izin verir.

Araştırmalar, mTOR’un karaciğer ve yağ hücreleriniz yerine beyin, kas ve kalpte daha aktif olması gerektiğini gösteriyor. Egzersiz çok iyi bir seçenektir çünkü tam olarak bunu yapar.

Mustafa Aydın
Yanlız ve çaresiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Bu yüzden bu dünyada başka hiç bir insanın yanlız ve çaresiz hissetmesini istemiyorum.

Son Makaleler

Sigaranın Zararları (Bilimsel Kanıtları İle)

1920'li yıllardan itibaren bilim adamları ve doktorlar sigarayı çeşitli hastalıklar ile ilişkilendiriyorlar. Araştırmacılar, sigara içmenin kanser , kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), kalp hastalığı , IQ'da düşüş , erken yaşlanma ( saç dökülmesi de dahil...

Neden Daha Fazla Doktor Yetiştirmemize Rağmen Daha Çok Hasta Oluyoruz !

Bu soruya cevap verebilmek için öncelikle sağlığın nasıl üretilebileceğinden bahsetmem gerekiyor. Öncelikle konu sağlık veya başka bir şey olsun, iktisadi olarak eğer bir şey...

Neden Hergün 42 Farklı Takviye Kullanıyorum !

Deli değilim ! Mantıklı bir açıklamam var. Hali hazırdaki tıp literatürü beni iyileştirebilmek için yetersiz kaldığında başıma daha kötü ne gelebilir ki diyerek yenilikçi bilimsel...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir