Hashimoto Tiroidi Nedir | Sebepleri + Tedavi Yöntemleri

Hashimoto hastalığı, vücudunuzun bağışıklık sisteminde meydana gelen çeşitli sorunlar sonucunda bağışıklık sisteminizin Tiroid’inize saldırarak ona zarar verdiği bir hastalıktır. Bağışıklık sisteminiz zaman içerisinde Tiroidinize yavaş yavaş saldırarak Tiroid bezini işlevsiz hale getirecektir.


Tiroid bezi yaşamanız ve hayatınızı sürdürebilmeniz için gerekli olan Tiroid hormonlarını üretir. Eğer hastalığınız ileri bir seviyede ise ve Tiroid beziniz yeteri kadar hormon üretemiyorsa bu durumda doktorunuz tiroid hormonlarınızı dengeleyebilmek için size ilaç verebilir.

Lakin araştırmalar gösteriyor ki Hashimoto hastalarına Tiroid hormonu vermek hastalık semptomlarını yeteri kadar iyi düzeltmiyor.

2019 yılında yapılan bir çalışma Hashimoto hastalarında Tiroidektomi ile medikal ilaç tedavisini karşılaştırmış. Ve araştırmanın sonucunda Tiroidektomi’nin hastaların yaşam kalitesini artırmak konusunda daha iyi bir sonuç gösterdiği bulunmuş. [ 2 ]

Bu araştırma net bir şekilde gözler önüne seriyor ki; Hashimoto hastalarının çeşitli sağlık problemleri yaşamalarının tek sebebi vücutlarında bulunan eksik tiroid hormonu değil, aynı zamanda bağışıklık sisteminin Tiroid organını yavaş ve uzun vadede yok ediyor olması da çeşitli semptomların ortaya çıkmasına katkıda bulunuyor gibi gözüküyor.

Hashimoto Hastalığına Ne Sebep Olur ?

En başta genetiğiniz olmak üzere çevresel bir çok faktör Hashimoto hastası olmanızın sebeplerinden olabilir. Hastalık otoimmün bir hastalık olduğu için temel olarak bağışıklık sisteminin aşırı aktif çalışması, alerjenlere karşı daha agresif bir tepki vermesi, uzun vadede bu Hastalığa yakalanma riskinizi artıracaktır. [ 18 ]

Tahmin etmek gerekirse bağışıklık sistemini agresifleştirebilecek (Th1 üretimini artırabilecek, Th17 üretimini artırabilecek, tnf-alfa ve IL-6 gibi merkezi sitokin üretimlerini artırabilecek) birçok yöntem potansiyel olarak Hashimoto hastalığı riskinini artırabilir. [ 18 ]

Bununla birlikte bağışıklık sistemini sakinleştirebilecek yöntemler ( IL-10’u artırmak, Treg hücrelerini artırmak, TGF beta’yı artırmak ise ) çok büyük bir ihtimalle hastalık riskinde bir azalma ile ilişkili olacaktır. [ 18 ]

Ama bu mekanizmaları kanıtlamak için henüz yeteri kadar kapsamlı bilimsel bilgilere sahip değiliz.

Sınırlı literatür bilgisi Hashimoto hastalarında bazı ortak noktolar gösteriyor. Bu bilgiler henüz hastalığın sebebi olarak yorumlanmayacak kadar güçsüzler. Bu bilgileri daha fazla araştırma çabalarına rehberlik edebilmesi için bir araya getiriyoruz.

  • Egzersiz Eksiklikiği [ 14 ]
  • Uyku Eksikliği veya kalitesiz uyku [ 15 ]
  • Sirkadiyen Ritim’in bozulması [ 25 ]
  • Kronik Stres [ 16 ]
  • Selenyum eksikliği [ 19 ]
  • Magnezyum Eksikliği [ 35 , 36 ]
  • İyot Alımı [ 19 ] – U şeklinde bir ilişki
  • B12 Eksikliği [ 20 ]
  • D Vitamini Eksikliği [ 21 ]
  • Yüksek Homosistein Değerleri [ 22 ]
  • Kadın Cinsiyeti [ 19 ]
  • Gebelik [ 19 ]
  • Artan Yaş [ 19 ]

Kanıtlar oldukça sınırlı ve eksiktir.

Hashimoto İle İlişkili Hastalıklar

Bazı hastalıklar birbirleri ile çok yakın ilişki içerisindedir ve çoğu zaman insanlar bu hastalıklara aynı anda sahip olurlar. Aşağıdaki liste bu durumları içeriyor;

  • Tip 1 Diyabet [ 3 ]
  • Tip 2 Diyabet / İnsülin Direnci [ 4 ]
  • Metabolik Sendrom [ 5 ]
  • Crohn / Ülseratif Kolit [ 6 ]
  • Hidradenitis Suppurativa [ 7 ]
  • Psoriatik Artrit / Romatoid Artrit [ 8 ]
  • Sjögren Sendromu [ 8 ]
  • Vitiligo [ 8 ]
  • Çölyak Hastalığı [ 8 ] – özellikle çocuklarda
  • Kronik spontan ürtiker [ 10 ]
  • lupus erythematosus [ 17 ]
  • Polikistik Over Sendromu [ 11 ]
  • Otoimmün Gastrit [ 12 ] – B12 emilim bozukluğunun olası sebeplerinden bir tanesi
  • Doğurganlık sorunları [ 13 ]
  • Alzheimer gibi nörodejeneretif hastalıklar [ 9 ]

Yukarıdaki liste kısmi bir listedir ve bütün hastalıkları içermez.

Hashimoto Nasıl İyileştirilir ?

Yaygın düşünce Hashimoto hastalığının henüz iyileştirilemeyeceği ve sadece eksik olan Tiroid hormonunu hastaya vermek şeklindedir. Lakin bu oldukça sığ bir bakış açısıdır.

Yıllar içerisinde yapılan bilimsel çalışmalar birçok farklı yaşam tarzı değişikliğinin, şifalı bitkinin, ileri düzey teknolojik cihazların bu hastalığı iyileştirmek konusunda oldukça iyi bir iş çıkardığını gösteriyor. Gelin literatürü hep beraber gözden geçirelim.

Yaşam Tarzı

  • Egzersiz yapmak [ 24 ]
  • Sirkadiyen Ritim [ 25 ] – kanıtlar eksiktir

Diyet

  • Glutensiz Diyet [ 23 , 26 ]
  • Akdeniz Diyeti [ 23 ]
  • Anti-inflamatuar diyetler [ 43 ] – Daha fazla sebze ve meyve tüketmek

Takviyeler

  • Myo-Inositol [ 27 ]
  • Çörek Otu (Nigella Sativa) [ 28 , 29 ] – Oldukça umut vaat edici
  • Çinko [ 36 , 37 ]
  • Selenyum [ 38 ] – Karmaşık sonuçlar, ama ufak bir olumlu etkisi var gibi gözüküyor
  • D3 Vitamini [ 39 , 40 , 41] – Güneşten almak çok daha sağlıklıdır
  • B Vitaminleri [ 39 ] – B12 ve B9 muhtemelen en önemli olanlarıdır
  • N-Asetil Sistein (NAC) [ 42 ] – Hayvan çalışmaları faydalı olabileceğini gösteriyor

Teknolojik Aletler

  • LLLT (Düşük Seviyeli Lazer Terapisi) [ 30 , 31 , 32 , 33 , 34 ]  – İnanılmaz derecede etkilidir.

Potansiyel Tedaviler (İleri Düzey Bilgi)

Aşağıdaki yöntemler henüz literatür tarafından kabul görmemiş bilgilerden oluşuyor. Bu bilgileri daha fazla araştırma ve geliştirme çalışmalarına rehberlik edebilmesi için paylaşıyoruz.

Yapılan çalışmalar Hashimoto hastalarında proinflamatuar sitokinlerin arttığını ve hastaların daha fazla Th17 hücresi ürettiğini gösteriyor [ 43 ]. Th17 hücrelerinin bağışıklık sisteminizin kendi doku ve organlarınıza zarar vermesinde bir pay oynadığı düşünüldüğünde Hashimoto hastalarının bu hücreleri daha fazla üretmesi hiç şaşırtıcı değildir.

T hücrelerinin bir yaşam döngüsüne sahip olduğunu ve bu yaşam döngüsü süresince başlangıçta T0 olarak adlandırılan bu hücrelerin Th17 veya Treg olmak arasında bir seçim yapamaları gerektiğini anlamanız önemlidir.

Konuyu daha fazla uzatmayacağım çünkü bunlara Treg’leri anlattığım makalede detaylı bir şekilde değindim. Hashimoto’ya geri dönecek olursak, araştırmalar Hashimoto hastalarında daha yüksek sayıda proinflamatuar sitokinlerin olduğunu [ 57 , 58 , 59 ], ayrıca daha düşük sayıda anti-inflamatuar hücrelerin olduğunu gösteriyor [ 60 , 61 ]. Dolayısı ile aşağıdaki sitokinleri engellemek

Aşağıdaki sitokinleri ise artırmak Hashimoto hastalarının bağışıklık sistemlerini dengelemek konusunda yardımcı olabilir. (Lakin unutulmamalıdır ki, her insanın bağışıklık sistemi farklıdır ve herbirindeki sorun benzersizdir, bu yüzden en mantıklı yöntem hastanızın nerede sorun yaşadığını tahliller vasıtası ile görmek ve ona göre bir tedavi planı oluşturmaktır)

Bununla birlikte neredeyse bütün hastalıklarda olduğu gibi Hashimoto hastalarında da aşırı aktif bir mTOR vardır [ 44 ]. mTOR’un inhübe edilmesi ise hastalığı iyileştiriyor gibi gözükmektedir.

mTOR’un ne olduğu, nasıl aktifleştiği ve nasıl engellenebileceği hakkında daha önce bir makale yazmıştık. İhtiyacınız olan bütün bilgileri orada bulabilirsiniz.


Bu kısmı yazıp yazmamak konusunda oldukça kararsızdım, çünkü az sonra anlatacağım bilgiler literatür tarafından pek kabul edilmiyor. Ama yazının bu bölümünü zaten ileri düzey bilgi olarak ayırdığım için bunlardan bahsetmeye karar verdim.

Az sonra anlatacağım bilgilerin oldukça umut vaat ettiğini ama kanıt açısından oldukça zayıf olduğunu lütfen göz önünde bulundurun.

Teorim şu ;

Eğer Hashimoto vücudumuzun bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırdığı bir hastalıksa, yani bağışıklık sistemimiz bu dokuyu yabancı bir madde olarak tanıyorsa o zaman biz bu durumu tersine çevirebiliriz.

Çevirebiliriz diyorum çünkü daha önce bu işlem yapıldı, ama Tiroid gibi bir organda değil. Araştırmacıların uzun yıllardır çeşitli proteinlere karşı tolerans geliştirmek için çeşitli yöntemler denediklerini ve bazen başarılı olduklarını biliyoruz.

Dolayısı ile aynı sistemi oral tolerans kullanarak Tiroid dokusuna da uygulayabiliriz. Peki bunu nasıl mı yapacağız ?

Öncelikle vücudumuzun her tarafında Lenf bezlerinin bulunduğunu ve bunların birbirleri ile iletişim halinde olduğunu anlamanız lazım.

Eğer ki bir bağırsaklarımızdaki genel yapıyı değiştirebilir ve oradaki agresif ortamı sakinleştirebilirsek bu değişikliğin lenfatik ağ yolu ile bütün vücudumuzda uygulanması gerekir.

Dolayısı ile öncelikle bağırsaklarımızda sakin bir ortam oluşturmalıyız ki, vücudumuz yediğimiz proteinlere karşı agresif tepkiler verip bağışıklık sistemimizi harekete geçirmesin. Bunun için öncelikle T hücrelerimizi bağırsaklarımıza göndermemiz, sonrasında ise gönderdiğimiz T hücrelerini Th17 olacak şekilde değil, Treg olacak şekilde programlamamız lazım.

Bunu gerçekleştirebilmek için öncelikle A vitamininden yardım almalı [ 54 ], sonrasında profinflamatuar sitokinleri azaltmalı ve TGF-beta, IL-10 gibi sitokinleri artırmalısınız. Yeteri kadar IDO enzimi ile birlikte uygun şartlar sağlandığı takdirde daha fazla Treg hücresi üreteceksinizdir. [ 55 ]

Eğer yeteri kadar Treg hücresi üretmeyi başarabilirsiniz bu durum bağışıklık tepkinizi hafifletecek ve vücudunuz yediğiniz proteinleri tehlikeli olarak algılamayacaktır [ 56 ]. Dolayısı ile Dendritik Hücreleriniz bu proteinler ile karşılaştığında alarm zillerini çalmayacak, hatta belkide uzun süre maruz kalma sonucunda onu tekrar dost olarak tanıyacaktır. (Belki)

İşte bu noktada tolerans oluşturmak istediğiniz şey her ne ise (bizim durumumuzda bu Tiroid oluyor) onu yemeniz ve bağışıklık sisteminize ona saygı duymayı öğretmeniz gerekiyor.

NOT: Bunun ileri düzey bir bilgi olduğunu ve sadece deneyimli uzmanlar tarafından, ileri düzey labaratuvar tahlilleri ile birlikte denenmesi gerektiğini unutmayın. Bu bilgiyi daha fazla araştırma ve geliştirme çabalarına rehberlik edebilmesi için paylaşıyoruz.

Mustafa Aydın
Yanlız ve çaresiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Bu yüzden bu dünyada başka hiç bir insanın yanlız ve çaresiz hissetmesini istemiyorum.

Son Makaleler

Sigaranın Zararları (Bilimsel Kanıtları İle)

1920'li yıllardan itibaren bilim adamları ve doktorlar sigarayı çeşitli hastalıklar ile ilişkilendiriyorlar. Araştırmacılar, sigara içmenin kanser , kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), kalp hastalığı , IQ'da düşüş , erken yaşlanma ( saç dökülmesi de dahil...

Neden Daha Fazla Doktor Yetiştirmemize Rağmen Daha Çok Hasta Oluyoruz !

Bu soruya cevap verebilmek için öncelikle sağlığın nasıl üretilebileceğinden bahsetmem gerekiyor. Öncelikle konu sağlık veya başka bir şey olsun, iktisadi olarak eğer bir şey...

Neden Hergün 42 Farklı Takviye Kullanıyorum !

Deli değilim ! Mantıklı bir açıklamam var. Hali hazırdaki tıp literatürü beni iyileştirebilmek için yetersiz kaldığında başıma daha kötü ne gelebilir ki diyerek yenilikçi bilimsel...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir